Kutsal Yedi

Evrenin sessizliğinde, her şey kusursuz görünüyordu. Tanrılar kendi düzenlerini kurmuş, kaderi kendi ellerinde tuttuklarını sanıyorlardı. Ta ki… var olmaması gereken bir insan doğana kadar. Bu doğum, yalnızca bir yaşamın başlangıcı değil; tüm dengelerin kırılacağı bir sürecin ilk adımıydı.

Alisto…Tanrıların varlığıyla şekillenen, zamanın bile iradeye boyun eğdiği bir evren.Kasilyon’un zirvesinde alınan kararlar, yalnızca gökleri değil, insanların kaderini de belirler.Yedi krallık, yedi kule ve her biri insan doğasının en karanlık yönünü temsil eden bir düzenin içinde varlığını sürdürür.Bu evrende “seçilmiş” olmak bir gerçek değil, bir yanılsamadır.Çünkü burada kader değil, irade hüküm verir. Eryon’un doğuşu ise bu düzenin içine düşen bir kırılmadır. Tanrıların kurduğu denge, bir insanın varlığıyla sorgulanmaya başlar.Ve o andan itibaren hiçbir şey, eskisi gibi kalmaz.

Bu yalnızca bir hikâye değil. Bu, kurulan düzenin ilk kez sorgulanışı.

SATIN AL

Timuçin İlkay Öztürk

Kutsal Yedi Evreni’nin kurucusu